Hukuk Forum

Geri git   Hukuk Forum > Hukuk Hakkında Herşey > Hukuk Ders Notları

Hukuk Ders Notları Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku, Anayasa Hukuku, İş Hukuku, İcra İflas Hukuku, Miras Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku, Hukuk Başlangıcı, Medeni Usul Hukuku Ders Notları

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15 October 2010, 16:47
Dilruba Kayı Dilruba Kayı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yönetici
 
Üyelik Tarihi: 27 September 2010
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 91
Standart Ceza Hukuku (Genel Hükümler)

CEZA KANUNUN YER BAKIMINDAN UYGULANMASINDA İLKELER

Doç. Dr. Faruk Turhan
Süleyman Demirel Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi 1

SUÇUN İŞLENDİĞİ YER -2 -

1. Suçun işlendiği yerin tespiti
TCK Md. 8/1: Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.
Tespit: Yeni TCK açıkça karma teoriyi esas almıştır.
Soru: Karma teori nedir?

Soru: Bir devlet ulusal ceza kanunun uygulama alanını serbestçe belirleyebilir mi?
Niçin?
Bu konuda bir takım sınırlamalar söz konusu mudur?

ceza Kanunlarının Uygulanmasında Bağlantı Noktaları

Uluslar arası ceza hukukunun ilkeleri (prensipleri) – Ceza kanunlarının yer bakımından uygulanmasında kabul edilen ilkeler
1. Mülkilik (ülkesellik)

2. Faile göre şahsilik

3. Mağdura göre şahsilik

4. Koruma

5. Evrensellik

6. İkame yargı







Mülkilik (Ülkesellik) İlkesi

Suçun işlendiği yeri bağlantı noktası olarak kabul etmektedir.
Failin veya mağdurun vatandaşlığı dikkate alınmaksızın, ülkesinde suç islenen devletin ceza kanununun uygulanmasına mülkilik ilkesi denir.
TCK’da temel ilke olarak kabul edilmiştir






Suç Ne Zaman Türkiye’de İşlenmiş Sayılır?

Suç,

Türk kara sahasında (Türk topraklarında)

Türk hava sahasında,
Türk kara sularında,
Açık denizlerde ve bunun üstündeki sahada Türk bayrağı taşıyan deniz veya hava nakil araçlarında (bayrak ilkesi)
Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla
Türkiye’nin kıta sahanlığında tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı işlenmişse,
Türkiye’de işlenmiş sayılır.






Olay: Pasaportu olduğu halde vize alamadığı için yasadışı yollardan kaçak olarak Almanya’ya giden sanık, orada iki yıl kaldıktan sonra Türkiye’ye dönmek için Türkiye’nin Stuttgart Başkonsolosluğu’na müracaat emiş pasaportunu kaybettiğini söylemiştir. Başkonsolosluk tarafından Türkye’ye dönebilmesi için sanığa seyahat belgesi düzenlenmiştir. Yurda döndükten sonra pasaportunu uzatmak için Emniyet Müdürlüğüne başvurması üzerine Almanya’da yetkili makamlara yalan beyanda bulunduğu için hakkında dava açılmıştır.
Soru: Suç nerede işlenmiş sayılır? Hangi ilke söz konusudur?


Faile Göre Şahsilik (Kişisellik) İlkesi

Bu ilke, failin vatandaşlığını bağlantı noktası olarak kabul eder ve devletin vatandaş üzerindeki egemenlik yetkisine dayanır.
Yurt dışında suç işleyip ülkesine kaçan vatandaş iade edilmediği için, ülkede yargılanması gerekir.

Faile Göre Şahsilik İlkesinin Uygulama Şartları (TCK md. 11)

1) Fail, fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olmalıdır;
2) Suç, yurt dışında işlenmiş olmalıdır;
3) Kovuşturma yapılabilmesi için fail Türkiye'de bulunmalıdır;
4) Suç, 13. maddede sayılan suçlardan olmamalıdır
5) Suç karşılığında Türk hukukunda hapis cezası öngörülmüş olmalıdır. Adli para cezası öngörülmüşse kovuşturma yapılmaz.
6) Suçun cezasının aşağı sınırı Türk kanuna göre bir yıldan az hapsi gerektiriyorsa, kovuşturma için şikayet yapılmış olmalıdır. 1 yıl ve üstü hapsi gerektiriyorsa soruşturma ve kov. Re’sen yapılır.
7) Yabancı ülkede hüküm verilmemiş olmalıdır. Hüküm verilmişse, Türkiye’de yeniden yargılanamaz.
7) Suç, Türk hukukuna göre kovuşturulabilir (örn. zamanaşımına uğramamış) olmalıdır;
8) Mağdur yabancı ise, işlendiği yer kanununa göre de fiil suç teşkil etmelidir.

Yurt Dışında İşlenen Suç Nedeniyle Yeniden Yargılama

Olay: İrlanda’nın Cork Limanına yük getirmiş olan İstanbul limanına kayıtlı Türk bandralı ticaret gemisi, bu ülkenin limanına bağlı iken gemi içerisinde gemi personelinden olan Türk (T1) başka, diğer bir Türk (T2)’yi kasten öldürmüştür. İrlanda savcısı yaptığı soruşturma sonunda failin meşru savunma ile hareket ettiğini belirterek takipsizlik kararı vermiştir. İstanbul savcısı gemi ile İstanbul’a gelen T1 hakkında soruşturma başlatmıştır.


Soru: T1 Türkiye’de yargılanabilir mi?

Olay: Türk vatandaşı T, kendisini terk eden eşi E (Türk ve Alman vatandaşlığına sahiptir) ve onun sevgilisi Alman vatandaşı A’yı öldürür ve kaçarak Türkiye’ye gelir.
Soru: T’nin Türkiye’de yargılanabilmesi koşulları nelerdir? T’nin A ve E’ye karşı işlediği suçların kovuşturulmasında farklar söz konusu mudur.


Mağdura Göre Şahsilik (TCK md. (12/1-2)

Bağlantı noktası, mağdurdur.
Devletin kendisine ve yurt dışındaki vatandaşlarının hak ve menfaatlerine yönelik suçları cezalandırma hakkına dayanmaktadır.
Bu ilkenin haklılığına eleştiriler yöneltilerek suçu işlendiği yer kanununa göre de fiilin suç teşkil etmesi şartının aranması gerektiği belirtilmektedir.

Koşulları

a) Suçun Türkiye zararına işlenmiş olması
1) Suç, yurt dışında işlenmiş olmalıdır;
2) Suç, TCK md. 13’te belirtilen suçlardan olmamalıdır;
3) Suç, Türkiye zararın işlenmiş olmalıdır;
4) Fail yabancı olmalıdır;
5) Suçun cezasının alt sınırı Türk kanuna göre bir yıl ve üstü hapis olmalıdır;
6) Fail Türkiye’de bulunmalıdır;
7) Adalet Bakanının istemi olmalıdır;
8) Fail hakkında yurt dışında hüküm verilmiş olması halinde Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de tekrar yargılanır.


b) Suçun bir Türk zararına işlenmiş olması
1) Suç, yurt dışında işlenmiş olmalıdır;
2) Suç, TCK md. 13’te belirtilen suçlardan olmamalıdır.
3) Suç, bir Türk gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi aleyhine işlenmiş olmalıdır;
4) Fail yabancı olmalıdır;
5) Suçun cezasının Türk kanuna göre alt sınırı bir yıl ve üstü hapis olmalıdır;
6) Fail Türkiye’de bulunmalıdır;
7) Suçtan zarar görenin şikayeti olmalıdır.
8) Fail hakkında yurt dışında hüküm verilmemiş olmalıdır






Vatandaşlıktan çıkarılmış olan A, Türkiye’nin Güneydoğu Anadoludaki askeri harekatını protesto amacıyla Berlin’deki THY bürosuna bombalı saldırıda bulunarak tahrip eder.
A, daha sonra Türkiye’de yakalanırsa, hangi ilkeye göre Türkiye’de yargılanır?
A, Almanya’da cezalandırılmış olsa Türkiye’de yeniden yargılanabilir mi?






Koruma (Devleti Koruma)İlkesi

Kimin tarafından işlendiğine bakılmaksızın, devletin kendi iç hukuk menfaatlerini ceza hukuku ile korumak hakkı olduğu düşüncesine dayanmaktadır.
Ceza Kanunumuzda koruma ilkesi evrensellik ilkesi ile birlikte Ceza Kanunumuzun 13. maddesinde düzenlenmiştir.

KOŞULLARI

1. TCK md. 13’te sayılan suçlardan devlet ve millete karşı işlenen suçlardan olması gerekir
2. Failin vatandaşlığı önemli değildir
3. Failin Türkiye’de bulunması gerekli değildir.
4. Adalet Bakanının talebi üzerine bazı suçlarda yeniden yargılama mümkündür.

Suçlar

- md. 13/1-b’de sayılan suçlar
1- Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar
2- Devletin güvenliğine karşı suçlar
3- Anayasal düzen karşı suçlar
4- Milli savunmaya karşı suçlar
5- Yabancı devletlerle ilişkilere karşı suçlar
(Bu suçlar A. Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yeniden yargılanır)
-md. 13/1-f’de sayılan suçlar
1. paralarda sahtecilik suçları
2- mühürlerde sahtecilik suçları
3- para ve kıymetli damgaların imaline yarayan araçların üretim ve ticareti suçları



Olay: Sanık A, İstanbul’da B’den aldığı uyuşturucu maddeyi Almanya’da oturan C’ye teslim etmek için otomobilinin gizli bölümlerine yerleştirerek, yola devam eder. Edirne gümrük kapısından çıkar. Almanya sınırlarından girerken yakalanan A, hakkında açılan ceza davası sonunda mahkum olduğu cezanın bir kısmını çektikten sonra Türkiye’ye sınırdışı edilir.
Soru: Antalya Havalimanında Türk polisleri tarafından karşılanan A hakkında uyuşturucu suçu nedeniyle dava açılabilir mi?

Olay: Almanya’da uyuşturucu ticareti suçundan mahkum olan Türk vatandaşı A, cezasının bir kısmını çektikten sonra Türkiye’ye sınır dışı edilir.
Not. Uyuşturucunun Türkiye’den getirildiğin ilişkin bir tespit dosyada bulunmamaktadır.
Soru: A hakkında Türkiye’de kovuşturma yapılabilir mi? Hangi ilke söz konusu olabilir?

Yurt dışında Türkiye adına görev yapanların durumu

Kanun, Türkiye adına yurt dışında görev yapan kimselerin görevleri nedeniyle işledikleri suçları 10. maddede ayrıca düzenlemiştir. Bu suçlar da koruma ilkesi kapsamında değerlendirilmelidir.
Yeniden yargılama: Bu kimselerin işledikleri görev suçlarında yabancı ülkede mahkumiyet hükmü verilmiş olsa bile Türkiye’de tekrar yargılanırlar.

Evrensellik İlkesi


Bu ilkeye göre her devlet suç nerede ve kime karşı işlenmiş olursa olsun fail cezalandırılmalıdır. Suç insanlığa karşı bir fiil olarak kabul edilince, her devletin ceza verme hakkı ve görevi vardır. Bu ilkeye göre yargılama yapılabilmesi için, söz konusu suçların, esir ticareti, kadın ticareti, kalpazanlık, çevreyi koruma, işkence, terör, deniz korsanlığı suçları ile insanlığa karşı suçlar, soykırım ve savaş suçları gibi bütün insanlığı ilgilendiren suçlar söz konusu olmalıdır. Bu prensip dayanağını Hugo GROTIUS'un aut dedere aut punire (ya iade et, ya cezalandır) şeklindeki deyiminde bulur.


Evrensellik İlkesi (md. 13)

Koşulları: Kanunda yazılı suçlardan birisi olmalıdır
1. Evrensellik ilkesinin geçerli olduğu suçlardan birisi olmalıdır TCK’ya göre evrensellik ilkesinin geçerli olduğu suçlar şunlardır:
1) Soykırımı ve insanlık aleyhine suçlar
2) İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı
2) Çevrenin kasten kirletilmesi
3) İşkence,
4) Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçları ile uyuşturucu maddenin kullanılmasını kolaylaştırma suçları,
5) Yabancı para sahtekarlığı suçları,
6) Fuhuş,
7) Uluslararası rüşvet
8) Yabancı deniz, demir veya hava ulaşım araçlarının kaçırılması

2- Failin Vatandaşlığı önemli değildir
3.Mağdurun vatandaşlığı önemli değildir
4. Failin Türkiye’de bulunması gerekmez.
5. Cezalandırma için Adalet Bakanlığının talebi gerekir.
5. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar ile insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçlarında A. Bakanlığının talebi üzerine yeniden yargılama mümkündür.

İkame Yargı İlkesi

Bu ilkenin amacı, suç işleyen bir kimsenin cezasız kalmasının önlenmesidir. Suç işleyen kimse onu yargılama yetkisine sahip olan devlete geri verilecektir. Ancak çeşitli nedenlerle bu geri verme gerçekleşmediği takdirde suçların cezasız kalmasını ve bu devletin suçluların sığınma merkezi haline gelmesini önlemek gerekçesiyle bu ilke kabul edilmektedir.
YTCK’da bu ilke 12. maddenin 3. ve 4. Fıkralarında düzenlenmiştir. Türk Hukukunda birçok yazar bu ilkeye yer vermemekte, bu ilke kapsamına giren suçları evrensellik ilkesi olarak değerlendirmektedir.

İkam Yargı İlkesinin Koşulları

YTCK’ye göre ikame yargı ilkesi uyarınca Türkiye’de kovuşturma yapılabilmesi için şu koşulların gerçekleşmesi gerekir:
1) Fail yabancı olmalıdır,
2) Mağdur yabancı olmalıdır,
3) Suç yurt dışında işlenmiş olmalıdır,
4) Suç 13. Maddede sayılan suçlardan olmamalıdır,
5) Adalet Bakanının talebi olmalıdır,
6) Fail Türkiye’de bulunmalıdır
7) Suçun cezasının aşağı sınırı Türk kanununa göre en az üç yıl ve üstü hapsi gerektirmelidir,
8) Failin geri verilmesi mümkün olmamalıdır. Burada geri verilebilir bir suç söz konusu olmakla birlikte, faildeki bir engel, ya da geri verme talebinin hükümet tarafından kabul edilmemesi veya geri verilecek ülkenin talep etmemesi nedeniyle geri verilemeyen bir fail söz konusudur.

Soru: Irakta Irak vatandaşı, Amerikan askerlerine saldırır. Arkasından Türkiye’ye kaçar.
Soru: A’nın Türkiye’de yagılanması mümkün müdür?

4) Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçları ile uyuşturucu maddenin kullanılmasını kolaylaştırma suçları,
5) Yabancı para sahtekarlığı suçları,
6) Fuhuş,
7) Uluslararası rüşvet
8) Yabancı deniz, demir veya hava ulaşım araçlarının kaçırılması
b) Bu suçların Türkiye’de kovuşturulabilmesi için failin Türkiye’de olması gerekmez. Yurt dışında işlenmiş olsa bile Türkiye’de kovuşturma yapılır.
c) Failin vatandaşlığı önemli değildir.
d) Yargılama yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır
e) Bazı suçlar açısından yeniden yargılama mümkündür.

Koşulları

1. Suçun md. 13’te sayılan ve millet ve devlete karşı işlenen suçlardan olması gerekir
a) 13. maddenin b) bendinde sayılan suçlar:
- Devletin egemenlik alametlerine karşı ve organlarının saygınlığına karşı suçlar,
- Devletin güvenliğine karşı suçlar,
- Anayasal düzene karşı suçlar
- Milli savunmaya karşı suçlar
- Yabancı devletlerle ilişkilere karşı suçlar
b) 13. maddenin f) bendinde sayılan suçlar:
- Paralarda sahtecilik,
- para ve kıymetli damgaların imaline yarayan araçların üretimi ve ticareti
- mühürde sahtecilik
c) 13. maddenin h) bendinde sayılan rüşvet suçunun Türk kamu görevlisi tarafından işlenmesi
2. Bu suçlarda failin vatandaşlığı önemli değildir.
3. Soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için faili Türkiye’de bulunması gerekli değildir.
4. md. 13/b) bendinde sayılan suçlarda soruşturma ve kovuşturma re’sen, diğer suçlarda ise Adalet Bakanının talebi üzerine yapılır.
5. md. 13/ b) sayılan suçlar nedeniyle yurt dışında kovuşturma yapılmışsa, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de tekrar kovuşturma yapılır. Diğer suçlar nedeniyle tekrar kovuşturma yapılamaz.


Yurt dışında İşlenen Suçlarda Lehe Kanunun Gözönünde Bulundurulması

TCK md.’a göre, Türk hakimi yargılamakta olduğu olayla ilgili olarak Türk kanunlarına göre cezayı belirleyecektir. Bu belirleme yapılırken, suçun işlendiği yerdeki yabancı kanundaki o suç için kabul edilen soyut cezanın üstüne çıkamayacaktır. Burada yabancı kanundaki cezanın üst sınırını dikkate alacaktır.

Md. 19’a göre koşulları

1) Suç, yurt dışında işlenmiş olmalıdır;
2) Suç, Türkiye’nin güvenliğine veya zararına işlenmemiş olmalıdır,
3) Suç, Türk’e karşı işlenmemiş olmalıdır
4) Failin vatandaşlığı önemli değildir
5) Türkiye’deki yargılama Türk kanunlarına göre yapılacaktır,
6) Yargılama sonunda ceza tespit edilirken, suçun işlendiği yer kanununda öngörülen soyut cezanın üst sınırı geçilemeyecektir.
Sonuç: Bu düzenlemeye göre, bu hüküm mağdurun yabancı veya yabancı devlet olması halinde uygulanacaktır.

Mahsup

Olay: Türk vatandaşlığından çıkarılmış olan A, Türkiye’yi protesto için Almanya Berlin’deki Türk Hava Yolları bürosuna saldırarak tahrip eder. Hakkında Almanya’da ceza kovuşturması yapılıp mahkum olur ve sınır dışı edilir.

Soru: A hakkında Türkiye’de ceza kovuşturması mümkün müdür?


Yeni CMK’ya göre tanıkların çağrı usulü


Tanıklar çağrı kağıdı ile çağrılır. Ancak şu iki halde tanıklar, çağrı kağıdı ile çağrılmadan da (zorla) getirilebilir:
- Tutuklu işlerde ve
- Duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenmesi gerekli görülen tanıkların hazır bulundurulmasının mahkemece yazılı olarak emredilmesi halinde


Tanıklar, telefon, faks, e-posta gibi araçlarla da çağrılabilir.
Ancak çağrı kağıdı dışındaki bu araçlarla yapılan çağrılara uymayan tanıklar gelmediği takdirde zorla getirilemez ve sebep olduğu giderler kendilerinden istenemez.

Çağrı kağıdı usulüne uygun olmalıdır. Sadece mahkemede veya savcılıkta hazır bulunması gerektiği şeklinde bir çağrı belgesi, CMK 44. madde anlamında usulüne uyguna bir çağrı belgesi sayılmaz ve çağrılan kişinin gelmemesi halinde, yaptırımlar uygulanamaz.

Suç mağdurunun tanık olarak dinlenmesinde yemin hariç tanıklığa ilişkin hükümler uygulanacaktır (md. 236/1)
Cumhurbaşkanının tanık olarak dinlenmesi açıkça düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanı tanık olarak dinlenebilir, ancak tanıklık yapması takdirine bırakmıştır (md. 43/4).

Kolluğun tanık dinleme yetkisi var mıdır?


CMK md. 43/5’te, “Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanır” hükmü yer almaktadır.
PVSK md. 15: “Polis, yaptığı tahkikat sırasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumlu olan şeyleri sorar” hükmü nasıl anlaşılmalıdır?

Tanıkların Zorla Getirilmesi Nasıl Olmalıdır?


Kanununda, zorla getirmenin nasıl yapılacağı ve hangi kurallara tabi olacağı düzenlememiştir.
CMK md.146’da düzenlenmiş olan şüpheli ve sanığın zorla getirmesine ilişkin kurallar tanıkların zorla getirilmesinde de uygulanmalıdır.
Ceza Kanunlarına Uyum Tasarısında bu konuda açık hüküm konmuştur.

Tanıkların getirilmesi için uygulanan zorlama ve özgürlük kısıtlaması, gelmeyen tanığın dinlenmesini veya ifadesine başvurulmasını sağlamaya yetecek oranda olmalıdır.
Uygulamada bazen başvurulduğu gibi tanıkların, kolluk tarafından bir gün öncesinde göz altına alınıp ertesi günü duruşmaya getirilmesi oranlılık ilkesine aykırıdır.

Savcının zorla getirme kararı verme yetkisi var mıdır?

Uygulamada savcının tanıkların zorla getirilmesi kararı verip veremeyeceği tartışmalıdır.
Zorla getirme kararını kovuşturma aşamasında mahkeme ve soruşturma aşamasında da tanığı dinleyecek olan hakim verecektir.
Tasarıda, savcının zorla getrime kararı verme yetkisi açıkça düzenlenmektedir.

Mazeretsiz gelmeyen tanıklar için giderlere hükmedilmesi

Çağrı kağıdı çağrılmasına rağmen mazeretsiz olarak gelmeyen tanık sadece gelmemesinin neden giderlere mahkum edilecektir.
Para cezasına hükmedilmesi kaldırılmıştır

Tanıklıktan Çekinme Hakkı

Meslek sırrı nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkına sahip olanların kapsamını genişletmiştir.
Kolluğa tanıklıktan çekinme hakkı tanınmamıştır.

Devlet Sırrı Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme

Devlet sırları konusunda tanıklıktan çekinme hakkı kaldırılmıştır.
Devlet sırının tanımı yapılmıştır
Devlet sırrı konusunda tanıklığın nasıl yapılacağı düzenlenmiştir.
Devlet sırrı teşkil etmeyen memuriyet sırrı konusunda tanıklık nasıl olacağı düzenlenmemiştir.


Tanıkların Dinlenmesinde Görüntü ve Ses Kaydı Alınması

Kural olarak ses ve görüntü kaydı zorunlu değildir. Ancak, şu hallerde mecburidir:
- Suç mağduru çocukların,
- Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunlu olanların,
- İşlenen suç nedeniyle psikolojisi bozulmuş mağdurların tanık olarak dinlenmesinde.

Görüntü ve ses kaydı alınmasının amacı ve uygulamanın başlaması

Görüntü ve ses kaydı alınmasının öncelikli amacı mağdurların korunmasıdır.
Hüküm 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren uygulanacaktır
Kolluğun ifadesine baş vurduğu kişilerin görüntü ve ses kaydı alınıp alınmayacağı konusunda hüküm yoktur.

Tanıkların Korunması

1) Tanıkların kimlikleri saklı tutulabilir. Bunun için, tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacak olmalıdır
Bu amaçla tanığa ait kişisel bilgiler dava dosyasında değil, savcı, hakim veya mahkeme tarafından korunacaktır.
Kimliği gizli tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebeple öğrendiğini açıklayacaktır; örneğin, gizli soruşturmacı olarak öğrendiğini belirtecektir.

2) Tanığın adresi gizli tutulabilir.

3) Tanık, duruşmaya katılanlar olmadan sadece hakim tarafından dinlenebilir. Ancak bu durumda görüntü ve ses aktarımı (video konferans) yapılacaktır.
4) Tanıklık yaptıktan sonraki koruma çıkarılacak bir kanunla düzenlenecektir.

Tanık Koruma Kanunu Tasarısı

Tanıklık yapanların, yaptıktan sonraki korumanın nasıl olacağını göstermek için bir kanun tasarısı hazırlanmıştır: Tanık Koruma Kanunu Tasarısı.
Bu Tasarıda CMK’da olmayan yeni hükümlere yer verilmiştir: Örneğin, tanığın “ses veya görüntüsünün değiştirilerek” dinlenmesi gibi.

Tanıkların Korunması İle İlgili Kolluğun Görev ve Yetkileri

Koruma tedbirlerini alma yetkisi kural olarak hakime aittir.
Tasarıya göre bazı koruma tedbirlerine gecikmede sakınca olan hallerde savcı da yetkili kılınmıştır.
Koruma tedbirlerini savcılıklar yerine getirecektir.
Tanık Koruma Kanunu Tasarısı yasalaşınca kolluğun da bazı görevleri söz konusu olacaktır (Tasarı md. 11).
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İlgili Hukuk Terimleri
ceza genel hukuku

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma Aktif Değil
Konuya yanıt verme Aktif Değil
Dosya ekleme Aktif Değil
İleti düzenleme Aktif Değil

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:04 .


Hukuk Forum Com Temeli Hukukun üstünlüğüne dayanan, tüm Hukukçu ve Hukuk severler için bir kütüphane, sosyal paylaşım ve mesleki dayanışma platformudur. Tüm görsel ve yazılı içeriğini ve kaynağını Türk Hukukundan almaktadır. Oluşturulma gayesi Türk Hukukuna katkıda bulunmak olan Hukuk bilgi bankamız her yaştan Hukuk severlerin kullanımına açık olup ücretsiz bir portaldır.

Hukuk Forum Com internet sitesinin tüm hakları saklı olup FSEK uyarınca koruma altındadır.

Site içeriği izinsiz yayınlanamaz ve kopyalanamaz. Siteye üye olan herkes site kullanım şart ve kurallarını kabul etmiş sayılmaktadır. Hukuk Forum Com © 2009

HukukForum.Com internet sitesi host hizmetini Doruk.Net servis sağlayıcısından almaktadır.


Powered by vBu11etin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2014, Je1soft Enterprises Ltd.