Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İş Yükünün Artması Nedenli İşçi Hakları

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • İş Yükünün Artması Nedenli İşçi Hakları

    Merhaba,

    Çalıştığım şirkette, departmanımızda toplam 1 müdür 2 çalışan olmak üzere 3 beyaz yaka personel olarak görev yapmakta idik. 2018 şubat sonunda benimle aynı haklara sahip ekip arkadaşımızın işine son verilerek, onun işleri bana devir oldu. Ekim başında ise kriz nedeniyle Müdürümün işine son verildi. Ve şuanda tek başıma 3 kişinin iş yükünü çekmekteyim. Bana işten ayrılan çalışanların işlerinin devir olunduğuna dair bugune kadar herhangi bir yazılı bildirim yapılmamıştır. Çoğu zaman evde çalışmak zorunda kalmaktayım. İş yükünün artması sebepli olarak haklı nedenle fesih hakkım ve kıdem tazminatı alma hakkım varmıdır? Veya nasıl bir yol izlemeliyim.

    Üstadların yorumları benim için önemlidir.

    Saygılarımla
    Konu osmans41 tarafından (https://www.hukukforum.com/member/20550-osmans41 Saat 10.12.2018, 19:03 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    4857 Sayılı İş Kanunu Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi başlıklı 22. maddesine göre "İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz."
    Bu şartlar altında işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine ilişkin açık bir hüküm olmamakla birlikte; İş Kanunu' nun 24/II(f) bendinde "Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa." belirtilerek sözleşmedeki şartların uygulanmaması işçinin haklı nedenle derhal feshi hallerinden sayılmıştır. Bu durumda işçi kıdem tazminatına da hak kazanacaktır.

    İlgili Yargıtay kararı için bakabilirsiniz :
    T.C YARGITAY
    22.Hukuk Dairesi
    Esas: 2018/ 8952
    Karar: 2018 / 15717
    Karar Tarihi: 25.06.2018

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:

    Davacı vekili, davacının haftanın 6 günü 06:45-21:45 saatleri arasında davalı ... emrinde otobüs şoförü olarak çalıştığını, 30.06.2014 tarihinden önce ...-... arasında günlük 3 şoförle 2'şerden 6 sefer yaparken, 30.06.2014 tarihinden sonra yeni düzenlemeyle Belediye Başkanlığı'nın günlük 2 şoför ile 3'erden 6 sefer yapılması yönünde karar aldığını, davacının bu durumu kabul etmediğini ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi için Belediye Başkanlığı'na yazılı müracaatta bulunduğunu, müracaatın sonuçsuz kalması üzerine akdin davacı tarafından İş Kanunu' nun 24/II(f) bendi gereğince haklı olarak feshedildiğini, fesih bildiriminin davalı ... Başkanlığına 14 Temmuz 2014 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, ihtarnamede ayrıca çalışma süresince hak kazanılan işçilik alacaklarının da talep edilmesine karşın verilen sürede işçilik alacaklarının ödenmediğini beliterek kıdem tazminatı ile birtakım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti:

    Davalı vekili, zamanaşımı defiinde bulunmakla birlikte ... Belediye Meclisinin 30.06.2014 tarihli “köy ve belde minibüsleri güzergah değişikliği” kararından önce ...-... arasında 3 şoförle 2'şerden 6 sefer yapıldığını, güzergah değişikliği kararından sonra yeni bir düzenleme ile ...-... arasında 2 şoförle 3'erden 6 sefer yapılmasına karar verildiğini, yeni düzenlemeye göre davacının günlük çalışma süresinin yasal çalışma süresinin altında kaldığını, buna rağmen, davacının yeni düzenlemeyi işçi aleyhine değişikli olarak kabul ettiğini ve bu şartlarda çalışmayacağını bildirerek işi bıraktığını, feshin haklı nedenlere dayanmadığını, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede talep edilen ve dava dilekçesi ile tekrar edilen işçilik alacaklarının tamamının davacıya usulüne uygun olarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

    Mahkeme Kararının Özeti:

    Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Temyiz başvurusu :

    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

    Gerekçe:

    1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

    2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş akdinin işçi tarafından haklı sebeple feshedilip feshedilmediği ve dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

    Somut uyuşmazlıkta, davacının otobüs şoförü olarak çalıştığı ...-... hattında 30.06.2014 tarihinden önce günlük 3 şoför ile 2'şerden 6 sefer yapılırken, 30.06.2014 tarihinden sonra Belediye Başkanlığınca alınan kararla günlük 2 şoför ile 3'erden 6 sefer yapılacağı belirtilmiştir. Bu durumun davacının iş şartlarında ağırlaştırma yaratıp yaratmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Işyerindeki bu değişikliksonrasında davacının işi bitirme saatinin değişmesi, günde 2 saat daha fazla araç kullanması böylece yolda geçireceği sürenin artması, dinlenme süresinin azalması ayrıca otobüsün kalkış ve dönüş yerinde beklemede geçen süre de dikkate alındığında davacının iş şartlarının ağırlaştırıldığı görülmektedir. Bu durumda iş şartlarında aleyhine değişiklik yapılan davacının iş akdinin feshinin 4857 sayılı yasanın 24/2-f maddesi gereğince haklı olduğu anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozma gerektirmiştir.

    SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    MEVZUATYÜKSEK MAHKEMEYÜRÜTMEYİ DURDURMAİSTİNAF
    Konu serenayturkyilmaz tarafından (https://www.hukukforum.com/member/20526-serenayturkyilmaz Saat 11.12.2018, 09:27 ) değiştirilmiştir.

    Yorum yap


    • #3
      Geri dönüşünüz ve ilginiz için teşekkür ederim. Esaslı bir değişiklik bana yazılı olarak yapılmamıştır. Şirketim ile yazılı bir bildirim yapılması hususunda görüşeceğim. Fakat öncelikle durumumu anlatarak 2 taraflı anlaşma yoluna gideceğim. Dava açılması durumunda, arabuluculuk aşaması nezaman başlamaktadır. Arabulucu ile süreçlerin daha hızlı sona erdiğini duydum..Ve ek olarak işyerinden bir gizli tanık dava sürecine dahil edebilir miyim?

      Yorum yap


      • #4
        7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca arabuluculuk dava şartı olarak sayılmıştır. Bu nedenle dava açmadan önce başvurulması gereken zorunlu bir yoldur. Arabuluculuk başvurusu yapacak olan taraf, karşı tarafın ikametgahı veya işin yapıldığı yerdeki Arabuluculuk Bürosuna başvurmalıdır. İşçi, Arabuluculuk Bürosunda dolduracağı dilekçe ile taleplerini belirtir(Bu taleplerin eksiksiz bir şekilde yazılması mühimdir; daha sonra arabuluculuk görüşmelerinde anlaşılamaz ve dava yoluna gidilirse işçi arabuluculuk formunda belirttiği taleplerle bağlı kalacak ve dava sürecinde bu talepler dışında bir hak talep edemeyecektir). Arabuluculuk Bürosunca işçi ve işveren arasındaki bu uyuşmazlık için bir arabulucu tayin edilecektir. Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar karşılıklı taleplerini dile getirip anlaşabilecekleri gibi; anlaşamama durumunda dava yoluna da gidebileceklerdir.
        HMK MADDE 240- "(2) Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez." Tanık göstereceğiniz kişi bilgilerini dosyaya sunmak zorundasınız. Aksi takdirde tanık duruşmada dinlenmeyecek; tanık deliline dayanamayacaksınız.

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X